2017/12/09

Kış Güneşiyle Baharı Yaşamak

Aylardan Aralık. Martın ilk haftasında çiçek açmaya hazırlanan mimoza ağacına bir bakın.
Onun için bahar yeni başlıyor.
''Ben güçlü bir varlığım. Direnişi severim. Zor şartlar benim için faso fiso,'' diyor adeta.

Karlı günlerde çiçeklerle donanacak dallarda yaşanan şu bariz hareketlenme insana umut aşılayan esaslı bir ders niteliğinde...

Mevsim kış, hava ayaz ama mis gibi. Sabah erken saatlerde doğan güneş ışıltılar içinde kucaklıyor her yanı. Gökyüzü nasıl da pırıl pırıl. Belirli aralıklarla renk değiştiren bulutlar mavilikler içinde olağanüstü bir derinlik algısı oluşturuyor, pırıltılı oyunlar, ışıklı gösteriler sunuyor.

Hava bir miktar ayazmış kime ne? İzlemeye doyum olmayan, insanın içini sıcacık yapan bir şölen bu. Kış güneşiyle baharı yaşarken sık sık göğe bakmalı bu yüzden. Günde sekiz on doz gökyüzü alıp doğanın iyileştirici gücünden yararlanmalı. Yere göğe bakıp güneşin yarattığı sürprizlerle şifa bulmalı...

Masal dünyalarına uzanmak ✨🌠

2017/12/04

Süper Ay'ı Gördüm!

National Geographic tarafından en güzel halinin kuzey ülkelerinde, özellikle Rusya ve Kanada'da görüneceği, ülkemizde 3 Aralık 2017'de saat 18:03'ten itibaren görünmeye başlayacağı duyurulan Süper Ay. Gökyüzündeki bu harika şölen söz konusu ülkeler kadar olmasa da bizde de hiç fena değildi.

Dün gece gökyüzünü zaman zaman takibe aldım. Ay'ın büyüklüğü ve saçtığı ışık göz kamaştırıcıydı. Bu yıl dünyaya 2000 km daha yakın olacağı duyurulmuştu. Geçen yıl görünen Süper Ay'dan 355 km daha yakın, normalden %12-14 arası daha büyük olacağı da...

Şansıma gökyüzünde bulut yoktu. Fotoğraf çekmek için güzel bir fırsattı. Güzelim Ay kocaman, altın bir tepsi gibi ışıklar içindeydi. Öyle kartpostallara yakışan bir arka fon eşliğinde çekemedim, ama Süper Ay'ın kendisi büyüleyiciydi...

Ay'ı ilk kez bu kadar detaylı görüntüleyebildim. Profesyonel bir fotoğraf makinasına sahip olmayışım hiç sorun çıkarmamış, yalnızca ''zoom'' özelliği yeterli olmuştu. En çok da buna hayret ettim. Flaşmış, filtreymiş, inanın hiçbiri yok. Görüldüğü gibi Süper Ay çok bonkördü. Yüzeyindeki kraterlere kadar harika görüntüler verdi bana.

Bu eşsiz doğa olayı o kadar heyecanlandırdı ve mutlu etti ki beni, kaydettiğim görüntüler blogda da yerini almasa olmazdı. Evet, hem fotoğraf hem videolardaki görüntüler bana ait. Sizce de inanılmaz değil mi?

Süper Ay'a müteşekkirim gerçekten de...

Süper Ay

2017/12/03

Şahinbey Görünümlü Eceabat mı?

Çanakkale Şehitlikleri'ne en fazla vatandaş getiren belediyeyi merak ediyorsanız, bunun yanıtı tartışmasız Gaziantep'in Şahinbey ilçesi belediyesidir. Çanakkale'nin hemen her yanında rastlayacağınız Şahinbey Belediyesi amblemli mavi otobüsler de durumu teyit ediyor zaten.

Çanakkale Şehitlikleri'ne bu olağanüstü ilgiyi gösteren Şahinbey Belediyesi'nin Eceabat İlçesi ile kardeş belediye olduğunu öğrenmeniz sırf bu yüzden bile pek de şaşırtıcı değil.

Eceabat ile kardeşliğini ilan eden Şahinbey Belediyesi, geçtiğimiz ağustos ayı başında kolları sıvayıp kardeşlik görevini yerine getirmek üzere Eceabat'a pek çok alanda hizmet vermeye başlamış. Bunu yaparken de ilçenin birçok yerine ''Şahinbey Belediyesi'' imzasını atmış...
Nasıl mı? Eceabat'ı ve şehitlikleri ziyaret etmek üzere bindiğiniz feribottan iner inmez bu durumu bizzat yaşamaya başlıyorsunuz. Feribot iskelesinin hemen karşısında bulunan Tarihe Saygı Müzesi'nin yanı başındaki sahilde, 14 bin metrekare alan üzerine Şahinbey Belediyesi tarafından ''kardeşlik simgesi'' olması adına yaptırılan Şahinbey Parkı ile.

Çocuk parkından tutun da kameriyelere, aydınlatma lambalarının direklerine, banklara ve hatta çöp kutularına kadar gördüğünüz ne varsa üzerinde ''Şahinbey Belediyesi'' yazıyor. Parkta rastladığınız herhangi bir Eceabatlıya soracak olursanız bu durumdan pek memnun olmadıklarını öğreneceksiniz. Çünkü Eceabat’a ilk kez gelenlerin kafasının karışacağına kesin gözüyle bakıyorlar. Hatta sırf bu olaydan dolayı yaşadıkları şehrin adını ''Şahin görünümlü Murat'' klişesinden yola çıkıp ''Şahinbey görünümlü Eceabat'' koymuşlar.

2017/12/02

Çürük Domatesler

Eve on dakika mesafede bulunan ve sebze-meyve gerektiğinde ürünlerini direkt köylüden satın aldıkları için tercih ettiğim bir market var. Reyonlarını adeta bir köy pazarına dönüştüren yöntemleri oldukça memnuniyet verici çünkü.

Burada her daim taze sebze- meyve bulmak mümkün. Mini mini dolmalık biberler, mis kokulu domatesler, yemyeşil maydanozlar, tereler. Dalından yeni toplanmış incirler, üzümler...

Marketin bu iş için köyleri dolaşmak üzere içinde 20-30 kadar kasa bulunan, arkası çadırla kaplı ufak bir kamyoneti var. Askerden gelir gelmez evlenmiş, 1 çocuk babası genç bir adam olan Serhan bu kamyonetin şoförü. Kamyoneti kullanmak dışında köylülerden satın aldığı malları ilgili reyonda düzenleyip başında durmak gibi aktif bir görevi var markette.

Olayımızın kahramanı Serhan (adının ilk hecesini değiştirdim) ile liseye başladığı ilk yıl tanışmıştık. Sessiz, sakin, efendi bir çocuktu. İyi bir aile terbiyesi aldığı belliydi. Tüm gayretiyle ders dinlemeye çalışır, ama üzülerek söylüyorum ki, en basit bir soruyu dahi yanıtlayamazdı. Neredeyse tüm dersleri zayıftı. ''Düz lise'' diye tabir edilen okulların elekten ilk düşenlerden oluşan sınıflarında ne yazık ki kendine benzer öğrenciler yabana atılamaz sayıdaydı.
Sekiz yıllık zorunlu temel eğitim sonrası geldikleri okulun birinci sınıfında tökezlemekti bunun adı. Olmuyordu. Karnede birkaç ders zayıf olsa dahi (0 ya da 1) sınıf geçmeyi sağlayan ''Ağırlıklı Ortalama İle Sınıf Geçme'' adlı sistem de bir işe yaramıyordu.

2017/11/22

Ernest Hemingway - Flash Kurgu - Mikro Öykü

Ernest Hemingway 1920'lerde, Luchow'da bir grup yazar arkadaşıyla sohbet eşliğinde öğle yemeği yerken yalnızca altı sözcükten oluşan çok kısa bir öykü yazıp insanları hüzünlendirebileceğini iddia eder.

Yazar arkadaşları bunun asla mümkün olamayacağını söyler ve ona inanmazlar. Hemingway bunun üzerine bir bahis başlatır. Arkadaşlarına masanın ortasına 10 dolar koymalarını, eğer yanılıyorsa aynı miktarı kendisinin ödeyeceğini söyler. Şayet haklı çıkarsa, paranın hepsi onun olacaktır.

Hemingway, bir peçetenin üzerine kısa bir süre içinde altı sözcük yazar ve arkadaşlarına uzatır. İddiayı kazanmıştır. Giriş, gelişme ve sonuç içeren öyküsünde kullandığı altı sözcük aynen şöyledir:
''For sale: Baby shoes, never worn.''
''SATILIK: BEBEK AYAKKABILARI. HİÇ GİYİLMEMİŞ.''

Ernest Hemingway'in altı kelimelik bu ünlü öyküsünden yola çıkan Smith Magazine, Kasım 2006'da ''The Six-Word Memoir Project'' adlı bir projeye imza atar. Okurlarına ''Can you tell your life story in six words?'' sorusunu yöneltip yalnızca 6 kelime kullanarak yaşam öykülerini yazmalarını ister. Bu soruya gelen binlerce yanıt projenin temelini oluşturacaktır. Alınan yanıtlar kitap olarak basılır.

Ve böylece The Six-Word Memoir Project, ''bestseller'' olan bu kitap sayesinde dünyaca tanınmış bir proje haline gelir. Proje kapsamında, halen web sayfalarında her gün, yaşam öyküsünü (ilham verici, dokunaklı ya da komik) paylaşan binlerce insan en beğenilenler listesinde yerini almakta ya da dereceye girmektedir.

Okuduğunuz bu yazı, sosyal medyada rastladığım ve ne yalan söyleyeyim ilk görüşte biraz yadırgadığım #mikroöykü tag'i sayesinde oluştu. Olayın aslı İngilizcesi ''flash fiction'' olan yeni bir akımdan kaynaklı. Mikro kurgu, mikro öykü, nano öykü gibi isimler de veriliyor ve bir yetenek olduğu söyleniyor. Bir roman yazarının yazacağı yüzlerce sayfayı, birkaç sayfaya yoğunlaştırıp çoğu dillendirmek. Sıkıştırılmış edebiyat. Az okumak, hayal gücünü çokça çalıştırmak isteyenler için belki... Edindiğim bilgilerin ucunun Ernest Hemingway ve altı kelimelik dokunaklı öyküsüne çıkması ise ayrıca şaşırtıcıydı.


Görseller: Pinterest

2017/11/21

Çift Fonksiyonlu Derin Dondurucu


İlk önce çift fonksiyonlu derin dondurucunun ne demek olduğu ile başlayalım, zira ilk duyduğumda ne anlama geldiğini ben de anlayamamıştım. Klasik derin dondurucular sadece ''derin dondurma'' yapıyor, yani içlerindeki tüm gıda ve besinleri
-16 / -24 arasındaki bir sıcaklıkta depoluyor. Bunun avantajı, bu sıcaklıkta hemen tüm besinlerin kullanım ömürlerinin son derece uzun olması. Yani yazın dondurduğunuz bir gıdayı, kışın ilk günkü tazeliği ile tüketebiliyorsunuz. Ancak, derin dondurma uzun süreli bir çözüm ve kısa sürede tüketmeniz gereken gıdalar için yeterince pratik değil. Aynı şekilde, su oranı yüksek besinler (karpuz, üzüm, vs.) derin dondurma işlemi için pek uygun değil, zira içlerindeki su kristalleşiyor ve gıdanın lezzeti bundan etkileniyor. Bu türden gıdalar için derin dondurucu değil, ''soğutucu'' kullanmak gerekiyor.


İşte çift fonksiyonlu derin dondurucu modelleri, tam olarak bu işe yarıyor. İstediğiniz zaman soğutma, istediğiniz zaman da derin dondurma yapıyorlar. Bu yüzden, kelimenin tam anlamıyla her besin türü ve her depolama amacı için uygunlar. Ancak piyasada kaliteli bir çift fonksiyonlu derin dondurucu modeli bulmak oldukça zor. İşte bu nedenle uzun araştırmalardan sonra Uğur Soğutma’ya ait UED 7246 DTK modelinde karar kıldım. Uğur Soğutma’nın bu sektörde 60 yılı aşkın bir deneyimi var ve gerçeği söylemek gerekirse, kayda değer bir rakibi de bulunmuyor. Nitekim UED 7246 DTK’yı birkaç aydan bu yana kullanıyorum ve son derece memnun kaldığımı rahatlıkla söyleyebilirim.

Her şeyden önce, bu bir dikey derin dondurucu model. Yani görünüm ve kullanım olarak klasik buzdolaplarına benziyor. 261 litre brüt iç hacmi var ve en kalabalık aileler için bile fazlasıyla yeterli. Derin dondurma, soğutma ve sıfır derecede saklama özellikleri bulunuyor. Besinlerinizi kullanılan moda göre +3 / -24 sıcaklık aralığında depolayabiliyorsunuz. No frost özelliğine sahip olan çift fonksiyonlu derin dondurucu, aynı zamanda A+ enerji sınıfına ait, yani çok az elektrik harcıyor. Ön kapağı üzerinde bir LED ekran var ve tüm ayarları (kapağını açmaya gerek kalmadan) bu ekranı kullanarak yapabiliyorsunuz. Ben Uğur Soğutma’nın çevrimiçi mağazasını kullanarak satın aldım (https://satis.ugur.com.tr/) ancak Türkiye çapındaki bayilerden de alabilirsiniz. Bir derin dondurucu almaya niyetliyseniz, çift fonksiyonlu bu modele muhakkak bir göz atmanızı öneriyorum, kesinlikle pişman olmazsınız.

Bir boomads advertorial içeriğidir.